[confirmation]ISERER Global tarafından sunulan Mini Liderlik Kursumuza üye olduğunuz için teşekkür ederiz.
Bu mini kurs ile Beden Dili ile ilgili temel bilgilere ulaşacak ve kişisel gelişim yolunda yolunuzu bir nebze daha aydınlatacaksınız.[/confirmation]

[info]Mini Beden Dili eğitimimizde konular 6 hafta boyunca e-posta adresinize gönderilecektir. Bu kursları takip etmeniz ve kursumuzu tamamlamanız kişisel gelişiminiz için çok önemlidir. İstediğiniz zaman size gelen e-postaların altında yer alan “Üyelikten Çıkmak İstiyorum” linkini tıklayarak üyelikten ayrılabilirsiniz.[/info]

[warning]Önemli Hatırlatma! Eğer Bu kursa üye değilseniz kursa tam ve ücretsiz olarak kayıt olmak için Lütfen Tıklayınız.[/warning]

[error]Bu eğitimin sponsoru Liderlik Okulu’nun örgün eğitimlerine ulaşmak için tıklayınız.[/error]

[gs_8a]

Beden Dili Eğitimi 3. Hafta

Merhaba ben Erkut Ergenç.

Geçen iki hafta boyunca sizlere beden dilini çözümlemeden önce dikkat etmeniz gereken hususlar hakkında kısa bilgiler verdiğimi ve beden diliyle ilgili bir farkındalık yarattığımı düşünüyorum. Evet, beden diliyle ilgili bilmeniz gereken tüm başlangıç aşamalarını da aktardığıma göre sanırım artık biraz da teknik bilgilerden bahsetme zamanı gelmiştir.
Beden dili hareketleri çoğu zaman isteğimiz dışında gelişen bir olgudur. Hatta bazı araştırmacılara göre beden dili hareketleri kalıtsal sayılıyor. Fakat bu konu bizim ilgi alanımız dışında olduğundan, fazla değinmeyeceğim.

Şimdi size anlatmak istediğim şey; beden dili hareketlerinin nasıl meydana geldiği…
Beynimizde duygusal mekanizmalarla ilgili olarak çok önemli roller üstlenen bir sistem var. Bu sistemin adı “LİMBİK SİSTEM”.

limbic systemLimbik sistem duyguların işlenmesiyle ve açığa çıkarılmasıyla ilgili dört temel bölge içeriyor. Hemen onlardan da kısaca bahsedelim:
-Hipokampus
-Hipotalamus
-Talamus
-Amigdala

Amigdala, başta korku olmak üzere birçok duyumuzun kontrolünden sorumludur. Hipotalamus ise vücut sıcaklığı, açlık-tokluk gibi birçok süreci yönetir. Dolayısıyla sinir, stres, korku, endişe, sevinç, mutluluk gibi duygusal tüm uyaranlara karşı verdiğimiz tepkiler istemsiz olarak limbik sistemimiz tarafından yönetilir diyebiliriz.

Peki, limbik sistemin işlevi tam olarak nedir diye sorarsanız hemen açıklayayım;
Başta korku, haz, agresiflik gibi duygular, belirli bir amaca yönelik yaptığımız davranışlar, motivasyon, cinsel davranışlar ve öğrenme gibi bir çok faaliyeti işletir.

Kendimizi tehlikede hissettiğimiz anda beynimizin vermiş olduğu farklı tepkiler vardır. Herhangi bir tehlike anında verdiğimiz ilk tepki DONMA’dır. Birçok filme de konu olan bu tepki ilk çağ insanlarından itibaren kullanılmaktadır.
İşte donma tepkisinin klasik sahnesi :) Cem Yılmaz’dan biraz da gülümseyelim :)

Baktık ki donma tepkisi işe yaramıyor. Beynimiz bize hemen bir mesaj daha yollar. Oradan hemen uzaklaş.
Yani KAÇMA tepkisi. Söylediğimiz gibi donma tepkisinin işe yaramadığı, tehlikeyi bizden uzaklaştıramadığı zamanlarda gelen ikinci tepkidir bu.
Kaçma tepkisinin de işe yaramadığı zamanlarda beyin son çare olarak bir tepki daha göndedir. Bu da SAVAŞMA tepkisidir. Özellikle aslanlarda savaşma tepkisi fazla görülür.

Bu kadar hareketlilikten sonra beyin de yorulur tabi ve hemen bir uyarı gönderir:
“Artık normale dön!”

Limbik sistem bu komutu aldıktan sonra hemen “yatıştırıcı davranışlar” sergiler.

YATIŞTIRICI DAVRANIŞLAR
Verilen limbik tepkinin hemen ardından ortaya çıkan BAĞDAŞTIRICILAR da denebilir. Aslında bu yatıştırıcı davranışlar tatsız bir durum karşısında sakinleşmemizi sağlayan davranışlardır. Peki, nedir bu yatıştırıcı davranışlar? Aslında günlük hayatta sık sık kullandığınız şeyler.

Örneğin,
Küçük çocukların parmağını emmesi… (Alışkanlık değilse yatıştırıcı davranıştır. Özellikle uykuya dalmadan önce yaparlar, bu da kendilerini sakinleştirerek rahatça uykuya dalmalarını sağlar.)

Yetişkinlerde ise sakız çiğneme, kalemi ısırma da yatıştırıcı davranışlardır.

Peki, yatıştırıcı davranış türleri nelerdir?
Stres anında boyuna, yüze, yanağa, omuza, kola, ele, bacağa dokunma
Saçlara, kıyafetlere, takılara dokunma
Sakız çiğneme, sigara içme, aşırı yemek yeme, dudaktaki ruju yeme
Saat, kravat gibi aksesuarlarla oynama
Ve en sık karşılaşılan ise kalemin kapağı ya da otomatik kalemlerdeki basma kısmıyla oynama (Pek çoğunuzun o sese sinir oluyorum dediğini duyar gibiyim. )
En sık kullanılan yatıştırıcı hareketlerden bir tanesi boyun çukuruna dokunulmasıdır. Genellikle kendimizi güvensiz, rahatsız hissettiğimiz durumlarda, korku ya da endişe duyduğumuz zamanlarda kullanırız bu hareketi.

Kadınlar boyunlarına taktıkları bir kolye ile oynadıkları zaman da aynı amaca yönelik olduğunu bilin. Erkekler ise bu gibi durumlarla başa çıkmak için varsa eğer kravatlarıyla oynarlar. Bu sayede aynı zamanda boyun çukuruna da dokunarak kendilerini yatıştırmış olurlar.

Alnın ovulması hareketi de sıklıkla karşılaştığımız bir davranıştır. Bu da yatıştırıcı davranışlar arasında yer alır. Kendinizi düşünün, herhangi bir şeyle mücadele ettiğiniz durumlarda eliniz sürekli alnınızı ovar haldedir.

Boyun ile bağlantılı yatıştırıcılar
stresliAslında strese karşı kullandığımız en yaygın yatıştırıcı davranış şekli boyunla bağlantılı olarak yaptığımız davranışlardır. Genellikle parmaklarla boyun arkasına, yanına ya da çene altına dokunulur. Sizce neden? Bunun nedeni çok basit aslında, bu alanları ovaladığınızda, stres sonucu oluşan adrenalin bezlerinin fazla çalışmasından dolayı ortaya çıkan yüksek kan basıncı ve nabzı bu şekilde düşürebilirsiniz.

Seslerle bağlantılı yatıştırıcılar
Whistling+Jack+SmithHepiniz bir düşünün. Karanlıkta boş bir sokakta yürüyorsunuz, aniden ıslık çalmaya başlıyorsunuz. Bunun nedeni korku demeyelim de J stres sonucu kendimizi yatıştırma isteğidir. Sinirli zamanlarımızda kendi kendimize konuşmamız da bir nevi yatıştırıcıdır. Buna benzer şekilde kalemle ve parmaklarımızla ritim tutarak masaya, deftere, cama vb. herhangi bir zemine vurmak da sesle ilintili yatıştırıcılardandır demek mümkün.

Şimdi size bir hareketten daha bahsedeceğim ve hemen gözünüzde canlandırabileceksiniz. Bu hareket de sinirli, stresli olduğumuz zamanlarda sıklıkla uyguladığımız hareketlerden. Bacak silme hareketi. Üzerimizde oluşan baskıyı, rahatsızlığı, tedirginliği azaltmak için kullanırız bu hareketi. Avuç içimizi bacaklarımızın üzerine süreriz. Çoğu insanın sinir/stres altında olduğu durumlarda elleri terler. Oluşan teri silmek amacıyla da sıklıkla kullanılır bu hareket.

Özetleyecek olursak iki temel nedeni vardır:
Birincisi, gerginliği azaltmak
İkincisi ise terlemiş avuçları silmek

Aklınıza gelmesi gereken önemli nokta şudur ki; ellerin terlemesi olayı da eğer fizyolojik bir rahatsızlık değilse gerginlik sonucu oluşur. Bazı durumlarda yalan söyleyen insanlarda da bacak silme hareketi gözlenebilir ancak bu kişiye “yalancı” etiketi yapıştırmadan önce dikkatli davranmalı, kişiyi mutlaka ve mutlaka doğru gözlemlemelisiniz.

Haftaya geleneksel hareketler ile beden dilinin popüler konularına gireceğiz. İyi haftalar diliyorum.

Bir Sonraki Hafta Görüşmek Üzere…

Erkut Ergenç

Not: Bu arada bu eğitimin katılım belgesini almak isteyenler detaylı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.

Örgün Liderlik ve Yöneticilik Diploma Programım için Buradan Bilgi Alabilirsiniz.

Liderlik Okulu Facebook Sayfası | Erkut Ergenç Facebook Sayfası | Erkut Ergenç Twitter Hesabı

[/gs_8a]

[gs_4z]

[sidebar id=”sidebar-01″]

[/gs_4z]