[confirmation]ISERER Global tarafından sunulan NLP Kursumuza üye olduğunuz için teşekkür ederiz. Bu mini kurs ile NLP ile ilgili temel bilgilere ulaşacak ve kişisel gelişim yolunda yolunuzu bir nebze daha aydınlatacaksınız.[/confirmation]

[info] NLP eğitimimizde konular 6 hafta boyunca e-posta adresinize gönderilecektir. Bu kursları takip etmeniz ve kursumuzu tamamlamanız kişisel gelişiminiz için çok önemlidir. İstediğiniz zaman size gelen e-postaların altında yer alan “Üyelikten Çıkmak İstiyorum” linkini tıklayarak üyelikten ayrılabilirsiniz.[/info]

[warning]Önemli Hatırlatma! Eğer Bu kursa üye değilseniz kursa tam ve ücretsiz olarak kayıt olmak için Lütfen Tıklayınız.[/warning]

[error]Bu eğitimin sponsoru Liderlik Okulu’nun örgün eğitimlerine ulaşmak için tıklayınız.[/error]

[gs_8a]

NLP Eğitimi 1. Hafta

Merhaba Ben Ayten Tekeci
NLP eğitimlerimizi 6 hafta boyunca birlikte inceleyeceğiz. Bu ücretsiz kurstaki amacım sizlere NLP’yi tanıtmak ve nasıl kullanabileceğinizi anlatmak. Çok keyifli geçeceğini düşünüyorum.

Bu eğitim programı bütün dünyada uygulanmakta olan NLP hakkında hem teorik hem de pratik yapmayı amaçlayarak hazırlanmıştır. Her okunan ya da her dinlenen bilginin hemen öğrenme sürecine girmediğinden yola çıkarak önce teorik bilgiyi tekrar tekrar takip imkanı yaratarak daha sonra uygulamalarla bilgilerin nerede nasıl kullanılacağı konusunda sizleri destekleyen bir programdır.

İçinde yaşadığımız dünyada insana yapılan yatırım her geçen gün artmaktadır. İnsanın neleri başarabileceği, zihnini hangi seviyeye kadar kullanabileceği konusu üzerine yapılan çalışmalar sınır tanımamaktadır.

Bu eğitim kişinin kim olduğunun farkına varmasını, düşünceleri ile neler yapabileceğini öğrenmesini, isteklerini nasıl davranışa dönüştürebileceğini öğrenmesini ve istenmeyen davranışlardan nasıl kurtulacağını öğrenmesini, kendisinde farkında olmadığı yönlerini keşfetmesini, kısacası hayatının kontrolünü nasıl ele alacağını öğretmeyi hedeflemektedir.

farklı günBütün dünyada artık sadece teorik bir bilgi olmaktan ziyade bilinçli bir şekilde kullanılmaya başlanan NLP; aslında psikolojinin içindeki birçok bilginin derlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Kendinize psikolojik boyutta yetebilmek için bu konuda akademisyen olmanıza gerek yok. Belki bir psikolog ya da psikiyatrist olmak istemiyor olabilirsiniz ama bir gerçek vardır ki bu konudaki bilgilere hayatın her anında ihtiyacımız vardır.

İşte NLP’nin doğuş noktalarından biri de budur. Hayatın her alanında işe yarayacak olan bu bilgilerin sadece akademik kariyer yapmak isteyenlere değil, her insana öğretilmesi gerekliliğidir. İnsanın başarı, mutluluk, güven, cesaret, sevgi, değerlilik gibi duygulara hayatın her alanında ihtiyacı vardır. O zaman NLP yaşamın her alanında başvurabileceğiniz, çantanızdaki aletlerden biridir.

Bugün futbol alanında başarı elde etmiş olan takımların NLP teknikleri ile eğitildiği bilinmektedir. İsveç milli takımının 2003 yılında elde ettiği galibiyetlerin NLP teknikleri ile elde edildiği anlatılmaktadır.

NLP Eğitmen Eğiticisi Ann Mari Stahle genç bir futbolcuyu NLP teknikleri ile nasıl yetiştirdiğini şöyle anlatmaktadır:

Bana geldiğinde 16 yaşındaydı. Özgüvenini yitirmişti. Gönüllü olarak B Gençler Milli Takımına aday olduğunu fakat yedeklere bile kalamadığını ve ne yapacağını bilmediğini söyledi. Birlikte çalışmaya başladık. Kimin hangi alanda nasıl çalışacağını gösteren antrenman çalışmalarında kaleci olmadan kaleye odaklanmasını istedim. ‘Kaleye doğru bakarsan top kaleye gidecektir. Kaleciye bakmadan kaleye gol atmalısın’ dedim. Aynı zamanda dinleme ve uygulamada hedefe odaklanma teknikleri gösterdim. Özgüven konusunda ona destek oldum Ve o bir süre sonra İsveç Milli Takımında oynamaya başladı.

NLP nin çıkış noktası nasıl sorusudur.

Evet, yanlış duymadınız. İnsanlara nasıl ile başlayan soruların cevaplarını nasıl öğretebiliriz?

Nasıl başarılı olacağını, nasıl daha iyi öğreneceğini, ihtiyacı olan cesareti nasıl yaratacağını, hayatta inişe geçtiğinde nasıl çıkacağını…

Nasıl… Nasıl… Nasıl…?

NLP’nin kurucuları bütün bu konuları bu güne kadar geliştirilmiş psikoloji konularından cımbızla çekerek ve üzerine denemelerle geliştirdikleri teknikleri de ekleyerek bu muhteşem bilgi kaynağını oluşturmuşlardır.

Aslında birçok toplumda var olan ama nasıl kullanılacağının farkında olmadığımız bilgileri sistematik hale getirerek herkesin kullanabileceği seviyede tekrar düzenlemişlerdir.

Bazen ¨ben bunu zaten uyguluyorum¨ dediğiniz durumlarla karşılaşacaksınız… Evet, uyguluyoruz ama tesadüfen gelişen bir uygulamayı daha bilinçli olarak nerede, nasıl uygulayacağını bilmek arasında epeyce fark vardır değil mi?

Bilim adamlarının hergün birçok deneyle beyin hakkındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalıştığını biliyoruz. Hatta siz şu an bu eğitimi takip ederken yeni bir buluş daha yapılmış bile olabilir. Bizler şu an için elimizdeki bilgilerle neler yapabileceğimize bakalım.

Burada anlatılanları hayatınıza gerçek anlamda kabul ederek aldığınızda değişimler sizi de şaşırtacak. Bu eğitim bir hamlede alınarak hayata uygulanacak bir program değildir.

Önce zihninizin bu bilgileri kabullenme, sonra işleme ve uygulama süreci vardır. O yüzden bu eğlenceli –önce dönüşüm sonra değişim daha sonra da gelişim– yolculuğunuzda sakin olmanızı, sizden önce öğrenenlerin de aynı şaşkınlığı yaşadıklarını bilmenizi isterim…

Olgunlaşmanın kestirmesi yoktur‘, sözü bu eğitim süresince hatırlamanızı istediğim sözlerden biridir. Kendinize zaman verin. Bu bilgileri bunca iş yoğunluğunda nasıl hayata geçireceğim endişesini zihninizden atın. Hayatın her alanı uygulama alanı.

Herkesin 24 saati olduğunu hatırlatmak isterim. Sevgi ve niyet ile yapılan her şey başarı ve mutlulukla sonuçlanır.

Şu an bu eğitimi belki NLP Eğitimleri vermek için, belki mesleğinize destek olması için, belki hayatınızda artık bir değişiklik olmasına karar verdiğiniz için, belki de merakınızdan okuyor olabilirsiniz. Her ne sebepten  alıyor olsanız da inanın hayatınızın her alanında işinize yarayacak.

Bizlere çocukluğumuzdan itibaren beynimiz nasıl çalışıyor, kendimizi neden bazen çok iyi bazen de berbat hissettiğimiz ya da sorunlarımızla nasıl baş ederiz gibi dersler verilmiyor. Matematiği ya da Türkçe’yi her şekilde öğrenme imkânımız var. Fakat beynimizin kullanma kılavuzunu okumamış isek ve bu makinenin nasıl çalıştığı hakkında bir bilgimiz olmadan rastgele kullanıyor isek; arızaya geçtiğinde de kurcalaya kurcalaya çözmeye çalıştığımız ortadadır.

Lütfen bu çalışmaları önce kendinizde sistemli bir şekilde uygulamaya başlayın… Sonrasında sevdiklerinize uygulayarak daha mutlu bir aile ve bilinç düzeyi yüksek bir toplum oluşturmaya katkı sağlamış olalım. Eğer öğretmen iseniz öğrencilerinize, doktor iseniz hastalarınıza… ve hangi mesleği yapıyor iseniz fark etmez hayatın her anında uygulayacağınız bilgilerdir.

NLP bir terapi yöntemi değildir. NLP bir zihin eğitimidir. Kendini tanıma eğitimidir. Neleri yapabileceğiniz, neleri nasıl yapabileceğiniz konusunda bilgiler ve uygulamalar programıdır.

NLP bir duygu değişimi, inanç değişimi ve davranış değişimi eğitimidir.

Aslına bakarsanız işin ilginç tarafı daha önce de söylediğim gibi NLP’nin içinde öyle yeni bir şey yok. Tüm bilgiler alanlarında başarı sağlamış olan kişilerin izlediği yolu daha programlı bir şekilde her kesimden insana öğreterek bütün dünyaya yayılmıştır. Belli alanlarda uzman kişilerin öğrendiği teknikler daha sonra halka da öğretilerek aslında bu bilgilerin her yerde kullanıldığında nasıl da başarı sağlandığını ortaya koymuştur. Tabi durum böyle olduğu için bu işi kötü amaçlı kullanmaya çalışan ya da daha işi tam anlayamadan sadece yüksek oranda bir gelir kapısı görerek NLP’nin adının kötüye çıkmasına neden olanlar da olmuştur.

Bütün bu bilgilerle, yani kendimizi tanıma, zihnimizi kullanma, bizi yönlendiren bilinçaltı ile ilgili çocuk yaşlardan itibaren tanışmış olsaydık acaba hayatta şu an olduğumuz yerde ve bilinçte mi olurduk? Bütün dünya yer değiştirirdi herhalde…

Kendisini var edemeyen ne cevherler var şu an beni dinleyen. Sıkılganlığı, cesaretsizliği, utangaçlığı, kendini küçük gören ya da yeterli olmadığını düşünen kimler var kim bilir? Başkasının hayran olduğu kişiye –kendimize– biz hayran olamadığımız için potansiyeli fark edemiyor olabiliriz. Madem sizler hayatınızda bir değişime karar vererek kendinize bu eğitimi hediye ettiniz, bizler de bu eğitimlerle sizleri desteklemeye hazırız.

Bilginin tek kaynağı elbette NLP değil… Bu eğitim sürecini daha rahat bir şekilde geçirebilmeniz için meditasyonlarla sizleri destekleyeceğiz.

sevgiBu eğitim programı sevgiyle hazırlandı… ve sevgiyle sunuluyor. Evrendeki her şey paylaşıldıkça çoğalır ve bilgiyi paylaşmaktan mutluyuz. Lütfen sizler de bu bilgileri almaya hazır olan insanlarla paylaşın. Bilgilendirin. Paylaştığınız her insandan bir şey de siz öğreneceksiniz. Algılarınız ve farkındalıklarınız açılacak. Evrenin size gönderdiği mesajları almaya niyet edin. Almaya hazır olun. Hayatımızın her anında bu mesajlar mucize bir şekilde bize geliyor. Fakat insanlar öylesine öfke, öylesine hırs, öylesine rekabet bilinci ile bir koşuşturmaca içinde yaşıyorlar ki bunları görmekte, duymakta ve hissetmekte geç kalıyorlar. Sonrasında yaşam karşımıza bir hastalık, bir kaza, bir ölüm, bir acı, bir sıkıntı olarak kendini fark ettiriyor…

Asla yapmam dediklerimizi yapmaya, asla olmaz dediklerimizi uygulamaya başlıyoruz. Karşılaştığımız her insan bizim aynamız… Bize bir şeyler anlatmak ve öğretmek için varlar hayatımızda… Yoksa tesadüfen mi karşılaştığınızı sanıyorsunuz? Hiç sevmediğiniz ve rahatsız olduğunuz bir kişi varsa hayatınızda neden sevmiyorsunuz, neden rahatsızsınız bu kişiden bir düşünün. Size neyi anlatmaya çalışıyor olabilir? Kendinizde düzeltmeniz gereken şeyi bulup düzeltmeden bu insanla olan bağınız koparsa hayatınıza size bu duyguyu yaşatacak başka insanlar giriyor? Affetmediğiniz ve helalleşmediğiniz her insanla bir enerji bağı içindesiniz…

Kendinizde neyi değiştirmek istiyorsunuz?
Hangi huylarınızı seviyor hangilerini sevmiyorsunuz?
İnsanlar sizi en çok hangi konuda uyarır ve siz bunu umursamazsınız?
Sanki koşuşturmaya gelmişsiniz gibi bu hayatta neleri kaçırıyorsunuz?
Sizi en çok mutlu eden şeyler neler?
Neden mutlu ediyorlar hiç düşündünüz mü?
Ya da hoşlanmadığınız olaylar neler? Neden hoşlanmıyorsunuz?
Ne kadar süre mutlu kalabiliyorsunuz? Ardından düşünceleriniz nerede olumsuza dönüşüyor?

Çok mu yoğun çalışıyorsunuz? Kendinizi yok sayacak kadar. Hırsla. Bundan sonra dikkat edin. Ya bir hastalık yaşarsınız, bedeniniz artık isyan etmiştir onu hor kullandığınız için ya da çözmeniz gereken başka bir sorun çıkmıştır, onunla uğraşmak zorunda kalırsınız. Evren sizi yavaşlatmaya çalışır. Hayat bir ipin üstünde yürümeye benzer. Her zaman dengede kalmaya zorlar. Enerjinizi hoyratça bir alanda harcıyorsanız sizi dengeye getirmek için mesajlar gönderir. Ruhunuz ve bedeniniz ben buradayım, beni de gör der. İşin en vahim tarafı çoğu zaman bu mesajları görmekte zorlanırız.

Bir danışanım 34 yaşında, 2 çocuk annesi;

Öylesine fedakâr, öylesine kendini yok sayan, sadece insanlar kırılmasın diye çabalayan güzel bir insan ki. Bir gün ağlayarak beni aradı. Ben hiçbir şeye yetişemiyorum, çocuğum yemek yemiyor, sürekli ağlıyor insanlar bana kötü davranıyor, her şey berbat gidiyor dedi… Telefonun fonunda sürekli çığlık atan bir buçuk yaşında bir çocuk ve bu durumdan dolayı ağlayan altı yaşında diğer çocuk. Ben de ona sakin ol, bu çığlık aslında senin içinde attığın çığlık… Çocuğun sana bir mesaj veriyor dedim…

Bu mesajı al ve mükemmel olmaya çalışmayı bırak… Kendini yok saymayı bırak… Sen kendine ne kadar ulaşabiliyorsan bütün insanlar sana o kadar ulaşacak… ve sen insanlara o kadar ulaşabileceksin. Bütün iyi niyetine ve samimiyetine rağmen bütün dostları kaybetmek özel bir yetenek olmalı… ‘Neden ben’ demeyi bırak. Kendini ve başkalarını suçlamayı bırak… Bunu zaten yıllarca yapmış ve bir çözüm elde edememişsin… İnsanları memnun etmeden önce kendini memnun etmeyi dene… Sen memnun olmadığın sürece insanlar da memnun olmayacak… Böyle bir durumda sakin olmak ne kadar kolay olur bir düşünün… Sihirli bir güç ararsınız o anda… Ama yoktur… Biraz zaman aldı tabi.

Evet, anne sakinleşti… Kendine zaman ayırmaya başladı… Bir şeyi yapmak istemiyorsa insanlar kırılacak diye yapmayı bıraktı… Uygun bir dille ifade etti… Yani kendisini kırmayı bıraktı… Kendisinin değerli olduğunu ve sevilmeye layık olduğunu, biraz zorlansa da kabul etti… Bilin bakalım o bunları yaparken başka kimler değişti? Çocukları sakinleşti… Artık çığlık atmıyorlar en azından… İşte evren bu şekilde işliyor.

Hiperaktif olan, sürekli hareket halinde olan çocukların anne ve babalarına dikkat edin lütfen… Kafaları karışık, panik halindeki kişilerdir… Bizler enerjilerimizle, düşüncelerimizle diğer insanları da etkileyerek yaşıyoruz. Sanıyor musunuz ki her kararınızı siz bilinçli olarak veriyorsunuz… Her an bir şeylerin etkisi altındayız. Hepimiz birbirimizi etkiliyoruz…

kelebeketkisiHepimiz birbirimizin hayatında ‘Kelebek etkisi’ yaratıyoruz… İstanbul’da bir kelebek kanadını çırpıyor ve biz Ankara da etkisini duyuyoruz… ‘Önceleri bu nasıl mümkün olabilir?‘ diye düşünmekten kendimi alamadım… Evet, hepimiz birbirimizin hayatında etkiler yaratırız… Farkında olmadan bir insana küçük bir dokunuş yaparsınız, hayatındaki rotasını bir mm bile değiştirseniz birçok şeyin değişmesine sebep olursunuz… Hepimiz kelebeğiz, bir yerlerde fırtına da oluşturabiliriz… Olumlu bir değişim de yaratabiliriz…

Bu etkileşimi duygularla da yaşarız… Duygular her zaman bulaşır… Hem de büyük bir hızla… Eve öfke ile gelmişseniz birazdan konuştuğunuz herkes öfkeli bir duygu haline bürünecektir… Madem duygular bulaşıcı o zaman bu durumu fırsata nasıl çevirebiliriz? Güzel duygular içinde olarak başka insanları da etkileyerek tabi ki… Olumlu duygularınızı bulaştırın insanlara… Ama dikkat edin enerji vampirlerine… Kendinizi korumaya alarak yapın..

İnsanların yaptığı en büyük hatalardan birisi de kendilerinde değişim yaratmadan başkalarını değiştirmeye çabalamalarıdır. Ben bu güne kadar bunda başarılı olanı görmedim ve tanımadım. Kendimizi sevmeden başkalarından bizi sevmesini istemek ne kadar gerçekçi olur sizce?

Evet, arkadaşlar bizim kendimize verdiğimiz değer kadar değer veriyor insanlar bize… Bizim kendimizi sevdiğimiz kadar seviyorlar… Siz çocuğunuzdan, eşinizden, anne-babanızdan ya da arkadaşlarınızdan önce kendinizi sevmek ve kendinize değer vermek zorundasınız… Eğer sizler de benim eskiden olduğum gibi fedakâr bir yapıdaysanız başlangıçta bunu bencillik olarak düşünebilirsiniz. Çocuğumdan önce ben ne demek… Ne saçma diyebilirsiniz…

Bir başka açıdan ele alalım durumu…

Kelime olarak inceleyelim bir de fedakârlığı… Kendini feda ederek kar bekleyenlerden misiniz siz de? Fark ettiniz mi bilemiyorum ama öyle bir kar hiçbir zaman gelmedi… Bunu defalarca yaşamış olmalısınız… Önce siz arkadaşlar… Siz kendinizi var etmediğiniz sürece ne kendinize ne de sevdiklerinize fayda sağlayamazsınız.

İnsanlarda endişe etmeyi gerekli ve olması gereken bir durum sanmak gibi çok ilginç bir anlayış mevcut… Çocuğumuz sınava girerken, hasta ise ya da eşimiz eve geç kalmışsa, her ne ise endişe duymazsak onu sevmediğimizi, ona değer vermediğimizi düşünüyoruz… Hâlbuki ürettiğiniz bu duygu karşı tarafa öylesine büyük bir hızla ulaşıyor ki kendini gerçekleştiren kehanetlere tanık olabilirsiniz… Sonrasında ben biliyordum ve ben hissetmiştim ile başlayan cümleler vardır… Kötü bir durumun oluşmasında tahmininiz tuttuğu için kendinizle gizlice bir gurur duyma durumu da vardır aslında…

Evet bizler başka insanların hayatlarını etkileyecek kadar güçlü etki yaratabiliyoruz.. Öğretmenin söylediği bir sözle bir çocuk bir bilim adamı olmaya karar verirken bir başka öğretmenin söylediği bir sözle zulüm yapan bir insan da olabilir.

Peki kendinizle ne kadar barışıksınız…?

Haftaya Görüşmek Üzere…

Ayten Tekeci
Liderlik Okulu NLP Trainer

Not: Bu arada bu eğitimin katılım belgesini almak isteyenler detaylı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.

Örgün Liderlik ve Yöneticilik Diploma Programı için Buradan Bilgi Alabilirsiniz.

Liderlik Okulu Facebook Sayfası | Erkut Ergenç Facebook Sayfası | Erkut Ergenç Twitter Hesabı
Yaprak Ezel Apaydın Twitter Hesabı
[/gs_8a]

[gs_4z]

[sidebar id=”sidebar-01″]

[/gs_4z]