[confirmation]ISERER Global tarafından sunulan NLP Kursumuza üye olduğunuz için teşekkür ederiz. Bu mini kurs ile NLP ile ilgili temel bilgilere ulaşacak ve kişisel gelişim yolunda yolunuzu bir nebze daha aydınlatacaksınız.[/confirmation]

[info] NLP eğitimimizde konular 6 hafta boyunca e-posta adresinize gönderilecektir. Bu kursları takip etmeniz ve kursumuzu tamamlamanız kişisel gelişiminiz için çok önemlidir. İstediğiniz zaman size gelen e-postaların altında yer alan “Üyelikten Çıkmak İstiyorum” linkini tıklayarak üyelikten ayrılabilirsiniz.[/info]

[warning]Önemli Hatırlatma! Eğer Bu kursa üye değilseniz kursa tam ve ücretsiz olarak kayıt olmak için Lütfen Tıklayınız.[/warning]

[error]Bu eğitimin sponsoru Liderlik Okulu’nun örgün eğitimlerine ulaşmak için tıklayınız.[/error]

[gs_8a]

NLP Eğitimi 3. Hafta

Merhaba Ben Ayten Tekeci
NLP Eğitimine hız kesmeden devam ediyoruz…

1. Ne istediğini bilmek

Ne istiyorsunuz? Bu çok basit bir sorudur ancak insanların kendi kendilerine hiçbir zaman gerçekten sormadıkları bir sorudur… Ne istediğinizi bilmeden başarıyı tanımlayamazsınız… Sevilip sevilmediğinizi, değer görüp görmediğinizi ya da sizin için önemli olan şeyleri bu soru ile fark edebilirsiniz… Ne istediğinizi bilmek hedef belirlemenizi ve sonuca ulaşmanızı sağlayacak en önemli unsurdur. Sevginin ne anlama geldiği herkese göre çok farklıdır. Sevildiğini nasıl anlayacağını bilmeyen bir kişi hayatı boyunca bulamadığını düşündüğü bir sevgi arayışına girebilir. Sevgi denildi mi ne ararsınız karşıdakinde? Bu konuda net cümlelerinizin olması ne istediğinizi bildiğiniz anlamına gelir ki; zaten ne istediğini bilmeyen bulduğunda anlamaz.

Sürekli olarak kendinize ne istiyorum? Başkalarına da ne istiyorsun? Sorusunu yöneltin. Bu soru ‘sorun ne’ diye sormaktan çok farklıdır.

Şu andan itibaren insanların konuşmalarını daha dikkatle ve her kişiyi bir eğitim vakası gibi düşünerek incelemenizi istiyorum. Konuşmalarda sıklıkla ne istemediğini söyleyen insanlara tanık olacaksınız…

-Eşimin böyle davranmasını istemiyorum.

-Çocuğum geç yatsın istemiyorum.

-Televizyon izlemek istemiyorum

-Her gün her gün onunla karşılaşmak istemiyorum.

-Müdürüm bana öyle davransın istemiyorum

Bir markete gidip ben portakal istemiyorum demeye benzer bu durum. Size sormazlar mı ‘tamam da ne istiyorsun?

Söylediğiniz her cümle evrene ve zihninize gönderdiğiniz bir emirdir. Ve istemediğiniz durumu yaratmaya devam edersiniz… O zaman doğru olan nedir?

Ne istiyorsun? sorusudur. Dolayısıyla cevap olarak da ne istediğimizi tam olarak anlatan sözcüklerdir.

Somut bir şekilde belirtilen cümleler hedefine ulaşır.

Hayatta hangi yöne gitmeyeceğini bilmek ne istediğini bilmek anlamına gelmez.

İnsanların çoğunun yaptığı çok büyük bir hata vardır. Bir amacımız vardır ve bu amaca ulaşmayı bir sonuç sanırız. Onu yapar sonra başka bir şeye odaklanırız… Hep bir şeyleri bekler dururuz… Bir işe kalkışacağımız zaman ya aybaşı, ya yılbaşı ya da bayramdan sonraya erteleriz… Çok ilginç bir istatistik yapılmış.

Çok yaşlı ya da hasta insanlar bir bayramın ya da tatilin sonuna kadar dayanıyor ondan sonra ölüyormuş. Yılbaşı ya da bayram geçtikten sonra ölüyor. Üstelik bu olgu dünyanın her yerinde geçerli.

Çin’de büyük festivallerden önce ölüm oranları düşüyor, festival sonrasında tekrar yükseliyormuş.

Ne istediğinizi belirlemede ve bu isteği gerçekleştirmek için nasıl bir yol haritası çizeceğinizi ilerleyen konular içinde daha ayrıntılı göreceğiz. Şimdi küçük adımlarla devam edelim..Küçük adımlar her zaman daha kalıcı olur. Bilgiyi sindirerek hayatınıza aldığınızda ve değişimi yaşamaya başladığınızda artık dönüşü olmayan zevkli yola girmiş olacaksınız.

[confirmation]Uygulama[/confirmation]

Evet uygulamanın adı aslında konuştuğunuzu kulağınız duysun. Gün içinde konuştuklarınızın ne kadarını kulağınız duyuyor fark edin… Gün içerisinde eşinizle , çocuğunla, sevgilinizle anne baba ya da arkadaşlarınızla konuşurken istemiyorum ile biten cümleler kurduğunuzu fark ettiğinizde arkasından istediğiniz şeyi de söyleyerek konuşmayı devam ettirin. Olumsuz kalıpları kullanmaya alışmışsanız ki biz toplum olarak bu formatta konuşuyoruz, başlangıçta kolay olmayacaktır. Ama pes etmek yok.. Zira uygulamalı eğitimlerde konuşmalarınızdaki değişimleri siz de fark edeceksiniz. Ayrıca televizyon dizileri, haberler ve diğer programlar bu uygulama için biçilmiş kaftandır… Sohbet ettiğiniz arkadaşlarınıza dikkat edin… Kendilerini nasıl ifade ediyorlar… Onlara yanlış konuşuyorsun demeyin… Sadece artık daha farklı bir açıdan dinleyin… Değişim kendinizde olduğunda inandırıcı olur unutmayın…!

Bir daha eve geç gelmeni istemiyorum demek yerine çocuğunuza saat beşte evde olursan sevinirim demek daha zevkli olsa gerek…

Evet isteklerimizden bahsediyoruz. Bu konuyu başka bir açıdan ele almak istiyorum… Hepimizin hayattan birçok isteği var değil mi? Bunlar için çalışıp duruyoruz… Gerçekten istediğiniz şey nedir hiç düşündünüz mü?

Nasıl yaşamak istiyorsunuz? Nasıl bir hayat hayal ediyorsunuz?

Lütfen kendinize birkaç dakika bu durumu düşünmek için zaman verin.

Bunu kısa bir meditasyon ile yapalım… İçinize dönerek gerekli bilgiye ulaşmak için meditasyon oldukça etkilidir… Evet derin bir nefes alarak yavaşça verin… Derin nefes ve yavaşça verelim lütfen…

Şimdi hayalini kurduğunuz hayatı yaşamaya başlayın… Her şey tam da istediğiniz gibi gidiyor… İstediğiniz evde oturuyorsunuz.. İstediğiniz arabaya biniyor ve istediğiniz işte çalışıyorsunuz… Nereye gitmek istiyorsanız gidiyor.. Her ne yapmak istiyorsanız yapıyorsunuz… Bir bakın kendinize lütfen… İstediğiniz sadece bu mu? Hislerinize dikkat edin… Farkına varın…. İstediğiniz bu mu?

Hala aynı heyecanı hissediyor musunuz? Düşünün lütfen biraz…Evet şimdi açın gözlerinizi..

Bir hedefe ulaştığımızda hemen başka bir amaca yönelmek zorunda kalırız… Çünkü yeni bir ilhama ihtiyacımız vardır.Hangi yaşta olursanız olun sizi ileriye götürecek bir şeye her zaman ihtiyacınız vardır.

Evet ne istediğini bilmek önemlidir dedik.. Ne istediğini tam olarak bilen küçük kızın sorduğu sorularla hedefi nasılda garantilemeye çalıştığına dikkat edelim lütfen…

Amaçlar…

Amaçlar birer son değildir. Onlar bizim hayatımızın asıl nedeni değildir… Amaçlarımızı izlememizin tek nedeni büyümemizi ve gelişmemizi sağlamak içindir. Amaçlara ulaşmak kısa vadede bizi mutlu etse de uzun vadede mutlu etmeye yetmez. O amaca ulaşmak için önümüze çıkan engelleri aşarken değişip kim olduğumuzu fark etmek ve yaşam amacımızı bulmak bize gerçek doyumu verir. Durum böyle olsaydı almayı çok arzu ettiğiniz arabayı aldığınızda bir süre sonra size aynı duyguyu yaşatmaya devam ediyor olması gerekirdi… Peki nereye gitti o heves ve istek? O zaman başka bir şey var..

Tabi ki isteklerimiz ve hedeflerimiz olacak… Ama bu hırs ve rekabet bilinci ile değil… Hayatımızda sahip olduğumuz her şey bize bu dünyada sadece eşlik etmek için varlar… Bunun farkına varmak şimdinin tadına vararak yaşamamızı sağlayacaktır.

Şu an bu eğitimi dinlerken bile birçok kişi kafasında belki ya geçmişte yaşadığı bir şeyi ya da gelecekte daha yaşamadığı belki de yaşaması hiç mümkün olmayan bir durumu düşünüyor olabilir….Bana göre insanlığın en büyük sorunlarından biri şimdide yaşayamamaktır. Şimdiki zamanda yaşayan çok az insan var aslına bakarsanız…Ya geçmişteyiz ya da gelecekte…Anda kalmak gerektiği ile ilgili bir çok kitap yazıldı ve eğitimler veriliyor… Bu alışık olduğumuz düşünce tarzını değiştirmek belki kolay değildir ama kesinlikle yapılabilecek bir şeydir. Zira bu şekilde dingin ve huzurlu bir yaşam süren insanlar da vardır.

Aslına bakarsanız ortada var olan bir gerçek vardır ki o da, sahip olduğumuz tek şey, şu anki zaman olduğudur… Onu da elimizden kaçırdığımızda artık geçmiş olur ki bu da bize fayda sağlayan bir şey değildir.

Birçok insan yaşamla sanki kavga içindedir. Hepimiz bu dünyaya bir şeyleri öğrenmeye deneyimlemeye geldik.. Hepimiz birbirimiz için yol arkadaşlarıyız… Bazen yaşam öylesine bir koşuşturma içinde geçer ki bazıları evlenmeye vakit bulamaz, çocuğu olmuştur ve yanında büyüyen çocuğun farkında bile değildir. Sevdikleri ile vakit geçirmez… Daha doğrusu geçiremez çünkü hep hazırlayacağı bir proje ya da bir iş görüşmesi vardır.. Kendine ait bir zamanı bir hobisi yoktur. Sanki zaman kaçıyor, onlar da kovalıyor…Ben yakalayanı görmedim ve tanımadım…Belki siz görmüşsünüzdür…!!

İzlediğim bir çizgi filmde harika bir söz vardı bunu sizinle paylaşmak istiyorum…

Bazıları kaderinden kaçarken kaderine ilerler… Panik olup müdahale eder.. Etmese düzelecek aslında…!!!

Eğer içinizde bu durumda yaşayanlar varsa sözüm onlara… Durun ve bir soluklanın…!! Bu hayat bir kere yaşanıyor; o da şimdi…!!!

Veee.. Sevdiklerinize sevdiğinizi söyleme vakti… Evet en başta da söylemiştim, bu eğitim sevgi ile hazırlandı..Şimdi bir uygulama zamanı… Biraz ara vererek sevdiğinizi söylemek istediğiniz, söyleyemediğiniz, söylemek isteyip de ertelediğiniz, aslında sevdiğimi biliyor gerek yok diye düşündüğünüz kim varsa sevdiğinizi söyleme zamanı..Madem değişim için ilk adımı attınız, bu değişim sevgi ile olsun..Toplum olarak sevgisiz kaldığımız artık yeter…Artık koşulsuz sevgi zamanı… Ben sevgimi belli edemem diyerek arkasına saklandığınız ve aslında sizi ifade etmeyen o maskeyi çıkartma zamanı…Çıkarın ve atın…Siz zaten sevgisiniz..

Sizi koşulsuz seviyorum…

2. Nlp nin diğer ayağı Duyusal Keskinliktir.

Aslında çocuklarda var olan fakat büyüdükçe bu özelliğimizi nasıl kullanacağımızı bilmediğimizden giderek kaybettiğimiz bir özelliğimizdir. Çocuklar her şeyi fark eder. Duyularımızı kullanmak yani fiilen kendimize olanları görmek, duymak ve hissetmek anlamına geliyor.

Yaptıklarınızın sonuçlarını fark ediyor musunuz?

Davranışlarınızın sonucunda gerçekleşen şeyleri doğru biçimde yorumlayabiliyor musunuz?

Yaptıklarınız sizi ulaşmak istediğiniz yere doğru götürüyor mu?

Ulaşmak istediğiniz hedeflerinize yaklaştığınızı nasıl anlarsınız? Aslında duyusal keskinlik hedefinize ilerlediğiniz yolda hangi noktada olduğunuzu kestirebilecek yeteneğinizi geliştirmektir. Etrafımızda olup bitenlerden haberdar olmak yaradılıştan verilen bir özelliğimizdir. İnsanlar bakarak, dinleyerek ve hissederek olayları fark etmeleri açısından muazzam farklılıklar gösterir.

Bazı insanlar dış dünyaya karşı oldukça dikkatli iken bazıları kendi iç dünyasına odaklanarak yaşar.

Eğer yaşamda hedefleriniz varsa, insanlarla iyi bir iletişim kurmak istiyorsanız duyusal keskinliğinizi geliştirmenizi öneririm.

Özellikle işiniz satış ise bu yeteneğinizi geliştirmek başarıya götürecektir.

[confirmation]Uygulama[/confirmation]

Bunun için minik bir uygulamamız var..Özellikle yeni bir ortama girdiğinizde etrafı inceleyin…Sonra gözlerinizi kapatarak bu odada bulunan şeyleri doğru bir şekilde tarif etmeye çalışın..

Duvarlar ne renk? Zemin nasıl? Koltuklar nasıl?Oradaki insanlar ne giymiş? Gözleri ne renk? Beden dilleri nasıl? Bu gibi soruları kendinize sorarak uygulamayı yapın lütfen… Mesela bu hafta uygulayacağınız bir çalışma olsun…Hem kendinizdeki var olan durumu fark eder hem de pratik yapmış olursunuz.

Haftaya Görüşmek Üzere…

Ayten Tekeci
Liderlik Okulu NLP Trainer

Not: Bu arada bu eğitimin katılım belgesini almak isteyenler detaylı bilgiye bu linkten ulaşabilirsiniz.

Örgün Liderlik ve Yöneticilik Diploma Programı için Buradan Bilgi Alabilirsiniz.

Liderlik Okulu Facebook Sayfası | Erkut Ergenç Facebook Sayfası | Erkut Ergenç Twitter Hesabı
Yaprak Ezel Apaydın Twitter Hesabı
[/gs_8a]

[gs_4z]

[sidebar id=”sidebar-01″]